unisex uniseks her iki cins isimler sözlüğü

unisex uniseks isim her iki cins isimler sözlüğü

unisex isimlerismin kökenifavori isminin anlamı
AcarTürkçeKuvvetli, güçlü, dinç.
AcarkanTürkçeGözü pek, atılgan, cesur, nitelikli kimse.
AdakTürkçeBir dileğin, bir isteğin yerine gelmesi amacıyla kutsal sayılan bir güce adanmış nesne.
AdalTürkçeAdın yayılsın, ün kazan.
AdanırTürkçeAd alan, ünlenen kimse, şanlı, şöhretli.
AdarTürkçeErginlik, olgunluk.
AdıbelliTürkçeHerkesçe bilinen, tanınan kimse.
AdıgüzelTürkçeAdı güzel olan.
AfakArapçaYer ile göğün birleşmiş gibi göründüğü yer.
AffanArapçaİradesiyle kötü şeylerden kaçınan kimse.
AğanTürkçeYerin hava yuvarına girince, sürtünmeden dolayı akkor duruma gelen ve ardından bir ışık çizgisi bırakarak geçen gök cismi, akan yıldız, ağma.
AğcaTürkçeAk renkte, beyaz, oldukça beyaz.
AğışTürkçeYükseliş, yükselme.
AhsenArapçaÇok güzel, en güzel.
AhterFarsçaYıldız. Talih, şans, uğur.
AkalınTürkçeDürüst, temiz, namuslu kadın.
AkanayTürkçeBir yerden bir yere doğru giden kimse.
AkarsuTürkçeYeryüzünde, yer altında belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su.
AkayTürkçeParıltılı ay, ışıklı ay.
AkbalTürkçeAk bal, beyaz bal, oğul balı.
AkbaşakTürkçeSonbaharda ekilen, kabuğu beyaz, yumuşak, kışa dayanıklı bir çeşit buğday.
AkcanTürkçe + FarsçaÖzü temiz, dürüst kimse.
AkçaTürkçeAk renkte, beyaz, oldukça beyaz.
AkçasuTürkçeBerrak su gibi temiz olan.
AkçılTürkçeBeyazımsı.
AkdesArapçaEn kutsal, en kutlu.
AkelTürkçeDoğru, dürüst işler yapan kimse.
AkgüneşTürkçeGüneş gibi parlak ve aydınlık olan kimse.
AkgüngörTürkçeAydınlık, güzel günler gör" .
AkpınarTürkçeBerrak ve saf suyu olan pınar.
AkselTürkçeSel gibi ak" anlamında kullanılan bir ad.
AksesTürkçeSesi güzel olan.
AksınTürkçeSen aksın, temiz ve lekesizsin, doğru ve dürüstsünanlamında kullanılan bir ad.
AksoyTürkçeTemiz, tanınmış soydan gelen kimse.
AksuTürkçeKayalardan sızan tatlı ve berrak su.
AksüyekTürkçeSoyu temiz olan.
AktaçTürkçe + FarsçaBeyaz taç.
AktunaTürkçeGösterişli, görkemli dürüst kimse.
AkünTürkçeDürüstlüğü ve iyiliğiyle ün yapmış kimse.
AkyıldızTürkçeÇoban yıldızı.
AlaTürkçeKarışık renkli, çok renkli, alaca.
AlakuşTürkçeTavus kuşu.
AlazTürkçeAlev. Ağaçsız, açıklık yerler.
ÂlemşahArapça + FarsçaTüm dünyanın hükümdarı.
AlgünTürkçeGünün henüz kızıl olan durumu.
AlışıkTürkçeHerhangi bir duruma alışmış olan.
AlkanTürkçeKırmızı kan.
AlkımTürkçeGökkuşağı.
AlkorTürkçeKırmızı ateş, köz.
AlmılaTürkçeKırmızı elma.
AlsanTürkçeSan al, şanın, adın duyulsunanlamında kullanılan bir ad.
AlsoyTürkçe + ArapçaÜnlü bir soydan gelen kimse.
AltaçTürkçe + Farsça"Taç takın" anlamında kullanılan bir ad.
AltanTürkçeKızıl tan. Hakan, sultan, padişah.
AltınTürkçeParlak sarı renkte, kolay işlenen, değerli paslanmaz maden.
AltınayTürkçeÜstün nitelikli, değerli kimse.
AltınışıkTürkçeÜstün nitelikli, değerli, aydın kimse.
AltınışınTürkçeÜstün nitelikli, değerli, aydın kimse.
AltınizTürkçeÜstün nitelikli, değerli kimse.
AltıntaçTürkçe + FarsçaAltın taç takınmış kimse.
AndaçTürkçeArmağan.Evlat, nesil.
AndelipArapçaBülbül.
AngınTürkçeTanınmış, ünlü.
AnılTürkçeAmaç, erek. Yavaş, ağır.
AralTürkçeBirbirine yakın adaların oluşturduğu topluluk, takımada.
AranTürkçeKuytu, sıcak yer.
ArazTürkçeEsenlik, mutluluk.
ArdaTürkçeHükümdar veya kumandan asası.
ArıTürkçeTemiz.
ArıcanTürkçe + FarsçaTemiz, doğru kimse.
ArıçTürkçeBarış.
ArıelTürkçeDürüst, temiz, namuslu.
ArınTürkçeTemiz, arı, saf.
ArınçTürkçeTemiz, saf, arı. Barış, huzur.
ArıpınarTürkçeBerrak akan pınar.
ArısuTürkçeBerrak akan su temiz ve dürüst olan kimse.
ArkınTürkçeYavaş, ağır, sakin.
ArmağanTürkçeBirini sevindirmek, mutlu etmek için verilen şey, hediye.
ArmanTürkçeDürüst, doğru, güvenilir kimse.
ArsalTürkçeArı gibi temiz, çalışkan. Kumral.
AruTürkçebk. Arı
AsaletArapçaSoyluluk.
AslıhanTürkçeHan soyundan gelen.
AsuTürkçeYaramaz, haşarı çocuk.
AşkınTürkçeBelli bir süreyi aşmış, ötesine geçmiş.
AtanurTürkçe + FarsçaAtası aydın, bilge olan kimse.
AtılayTürkçebk. Atalay
AvunçTürkçeAvunma, teselli.
AyTürkçeYer yuvarlağının uydusu olan gök cismi, kamer.
AyaltınTürkçeAy ve altın gibi parlak olan.
AyasTürkçebk. Ayaz
AyataçTürkçe"Ey büyüklenen sevimliçocuk1" anlamında kullanılan bir ad.
AycanTürkçe + Farsça"Ey sevgili" anlamında kullanılan bir ad.
AydarTürkçeÇocuğun ensesindeki saçlar, perçem.
AydenizTürkçeAy gibi güzel, deniz gibi coşkulu olan.
AydınTürkçeIşıklı, pırıltılı, aydınlık.
AydınayTürkçeAydan daha güzel ve parlak olan.
AydinçTürkçeAy gibi dinç olan.
AydoğanTürkçeAy gibi doğan.
AydolunTürkçeDolunay, mehtap.
AygünTürkçeAy gibi güzel, güneş gibi parlak olan.
AyhanTürkçe"Ey hükümdar!" anlamında kullanılan bir ad.
AykalTürkçe"Ay gibi parlak ve ışıklı kal" anlamında kullanılan bir ad.
AykanTürkçeParlak soylu, soyu sopu temiz.
AykutTürkçeKutlu, uğurlu ay.
AylanTürkçeAçıklık, alan, meydan.
AyralTürkçeBenzerlerinden farklı olan.
AysalTürkçeAy gibi, aya benzeyen.
AysanTürkçeAy gibi parlak, ışıklı, temiz tanınmış adı olan.
AysevTürkçe"Ay gibi güzel ve parlak olanları sev" anlamında kullanılan bir ad.
AysınTürkçe"Sen aysın, ay kadar güzelsinanlamında kullanılan bir ad.
AysoyTürkçeAy gibi temiz soylu olan.
AysuTürkçeAy gibi parlak, su gibi berrak olan.
AysunTürkçeUysal.
AysunarTürkçeAy gibi olan güzelliğini gösteren.
AyşanTürkçe + ArapçaAy gibi şanlı, görkemli, parlak olan.
AytaçTürkçe + ArapçaAy gibi parlak taç takmış olan.
AytanTürkçeAy aydınlığı.
AytekTürkçeAy gibi tek, biricik, eşsiz.
AytemizTürkçeAy gibi saf ve temiz olan.
AytolunTürkçeDolunay, ayın on dördü.
AytopTürkçeDolunay, ayın on dördü.
AytöreTürkçeİyi töre, aydınlık getiren töre.
AytuğTürkçeAy gibi tuğ.
AytunaTürkçeAy gibi gösterişli, görkemli olan.
AytünTürkçeAy ve gece.
AytürkTürkçeAy gibi güzel olan."Ey Türk!" anlamında kullanılan bir ad.
AyverdiTürkçe"Çevresine ışık saçtı, yararlı oldu" anlamında kullanılan bir ad.
AyyarkınTürkçeAy ve güneş ışığı.
AyyarukTürkçeAy ışığı.
AyyıldızTürkçeAy ve yıldız.
AyyüceTürkçeAy gibi parlak ve ulu olan.
AzerFarsçaAteş.Hz. İbrahim’in babasının adı.
BahtiyarFarsçaMutlu.
BakanayTürkçeAy gibi aydınlık saçan.
BalımTürkçe"Balım, tatlım, güzelim" anlamında kullanılan bir ad.
BalkıTürkçeParıltı, ışık. Güzel, parlak, süslü kimse.
BalkırTürkçeParıltı, ışıltı, ışık. Şimşek.
BarçınTürkçeBir tür ipekli kumaş.
BarışTürkçeBarışma işi.
BarkınTürkçeYolculuk eden, yolcu, gezgin.
BaşarTürkçe"Bir işi istenilen biçimde bitir" anlamında kullanılan bir ad.
BaşayTürkçebk. İlkay
BatıTürkçeGüneşin battığı yön.
BaylanTürkçeAğırbaşlı, uslu, kibar.
BaysalTürkçeRahat ve dingin. Gürültüsüz, huzurlu.
BedizTürkçeSüs, bezek, nakış. Resim, heykel, şekil.
BenanArapçaParmaklar, parmak uçları.
BengiTürkçeSonu olmayan, hep kalacak olan, sonsuz, ebedî.
BengisanTürkçeÖlümsüz adı olan.
BengisuTürkçeEfsanelere göre içen kimseye ölümsüzlük sağladığına inanılan bir su, abıhayat.
BengüTürkçebk. Bengi
BenşenTürkçe"Mutluyum, şenim" anlamında kullanılan bir ad.
BeratArapçaNişan, rütbe.
BereketArapçaBolluk, gürlük, ongunluk.
BerenTürkçeGüçlü, kuvvetli. Akıllı.
BerfinFarsçaKardan, kar ile ilgili.
BerinFarsçaEn yüksek, çok yüce. Soylu.
BerkeTürkçeKamçı.
BernaFarsçaGenç, körpe.
BerranArapçabk. Bürran
BesaletArapçaKorkusuzluk, yüreklilik; yararlılık.
BesenTürkçebk. Pesen
BeşaretArapçaMüjde, muştu, iyi haber.
BetikTürkçeYazılı olan şey, yazılmış, yapıt.
BeyhanArapçaSır saklamayan, aklındakini ve yüreğindekini hemen söyleyen.
BilayTürkçe" Ey ay gibi güzel ve parlak olan, bunu bil!" anlamında kullanılan bir ad.
BilenTürkçeBilgili, görgülü, anlayışlı.
BilgeTürkçeBilgili, iyi ahlaklı, olgun ve örnek kimse.
BilgehanTürkçeBilgili hükümdar.
BilgenTürkçeBilgili, çok bilen.
BilgiTürkçeÖğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek.
BilhanTürkçeÇok bilgili, çok bilen.
BilirTürkçeBilgili, her şeyi bilen, anlayan, görgülü, kültürlü.
BilsenTürkçe"Sen bil" anlamında kullanılan bir ad.
BinayTürkçe"Bin ay" " anlamında kullanılan bir ad.
BinnurTürkçe + ArapçaÇok nurlu.
BirayTürkçeAy gibi tek, eşsiz.
BircanTürkçe + FarsçaÇok sevimli, cana yakın.
BirceTürkçeTek, eşsiz, biricik.
BirdalTürkçeYardımsever.
BirgeTürkçeKamçı. Birlikte, beraber.
BirhanTürkçeSeçkin kimse.
BirizTürkçe"Birlikteyiz, beraberiz" anlamında kullanılan bir ad.
BirsanTürkçeÜnlü, tanınmış.
BirselTürkçe + ArapçaHareketli, canlı.
BirsenTürkçe"Teksin, biriciksin" anlamında kullanılan bir ad.
BuluşTürkçeİlk kez yeni bir şey yaratma, icat.
BurçakTürkçeBaklagillerden, taneleri yem olarak kullanılan bir bitki.
BurçinTürkçeGeyik, dişi geyik.
BügeTürkçeSu bendi, bent.
BükeTürkçeEjderha, büyük yılan.
BüklümTürkçeBükülmüş, kıvrılmış şeylerin oluşturduğu kat.
BürgeTürkçeBir yerde duramayan canlı, taşkın kimse.
BürkanArapçaVolkan, yanardağ.
BütünTürkçeEksiksiz, tüm.
CanFarsçaRuh. Güç, dirilik.,
CanalFarsça + Türkçe"Gönül al, kendini sevdir, sevilen biri ol" anlamında kullanılan bir ad.
CananFarsçaSevgili, gönül verilen, âşık olunan.
CanayFarsça + TürkçeŞirin, tatlı kimse.
CandanFarsça + Türkçeİçten, yürekten, samimi.
CandaşFarsça + TürkçeDost, arkadaş, yoldaş.
CandeğerFarsça + TürkçeUğrunda can verilecek kadar güzel, değerli, sevilen.
CanelFarsça + Türkçeİçten, candan uzatılan el, dostluk eli.
CangünFarsça + TürkçeMutlu, sevimli gün.
CankatFarsça + Türkçe"Yaşama gücü ver, neşe ve mutluluk saç" anlamında kullanılan bir ad.
CannurFarsça + ArapçaNurlu olan kimse.
CanözFarsça + TürkçeKişinin özü.
CanselFarsça + ArapçaÖzü taşkın olan kimse.
CansenFarsça + Türkçe"Sen cansın, sevilensin, sevimlisin" anlamında kullanılan bir ad.
CanserFarsça + Türkçe"Canını, özünü ortaya koy" anlamında kullanılan bir ad.
CansevenFarsça + Türkçe"İnsanı seven" anlamında kullanılan bir ad.
CanseverFarsça + Türkçe"İnsanı seven" anlamında kullanılan bir ad.
CansınFarsça + TürkçeSevgi dolusun, sevilmeye değersin, dostsun, sevgilisin" anlamında kullanılan bir ad.
CansoyFarsça + TürkçeTatlı ve içten olan kimse.
CansuFarsça + TürkçeCan suyu, yaşam veren su.
CansunFarsça + Türkçe"Kendini göster" anlamında kullanılan bir ad.
CansunarFarsça + Türkçe"Canını feda eder" anlamında kullanılan bir ad.
CemreArapçaŞubat ayında birer hafta aralıklarla önce havada, sonra suda ve en son toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi.
CevahirArapçaCevherler, elmaslar, değerli taşlar.
CevherArapçaBir şeyin esası, öz, maya.
CevvalArapçaKoşan, dolaşan, hareket eden, hareketli.
CeyhanİbraniceTürkiye'nin Akdeniz bölgesinde, uzunluğu 576 km. olan bir nehir.
CeyhunİbraniceTevrat'a göre cennetin dört nehrinden biri.
CihanFarsçaEvren, âlem.
CihannurFarsça + ArapçaDünyayı aydınlatan, nurlu, ışıklı.
ÇağdaşTürkçeAynı çağda yaşayan.,
ÇağılTürkçeÇağla ilgili.
ÇağınTürkçeYıldırım, şimşek.
ÇağlaTürkçeBadem, kayısı, erik gibi çekirdekli yemişlerin ham durumu.
ÇağlakTürkçeŞelale, çağlayan. Yırtıcı kuş, çaylak.
ÇağlarTürkçeCoşkulu, canlı kimse.
ÇağlasınTürkçe"Coşsun, çağlasın" anlamında kullanılan bir ad.
ÇağlayanTürkçeKüçük bir akarsuyun çok yüksek olmayan bir yerden dökülüp aktığı yer.
ÇağrıTürkçeBirini çağırma, davet.
ÇakırTürkçeMavimsi, mavi benekli, gri göz rengi.
ÇalımTürkçeGösterişli tavır, kurulma.
ÇalışkanTürkçeÇok çalışan, çalışmayı seven.
ÇaylanTürkçeÇay ve ırmağın geçit yeri.
ÇığırTürkçeÇığın kar üzerinde açtığı yol.
ÇınarFarsçaUzun boylu, kalın dallı, uzun ömürlü bir ağaç.
ÇinelTürkçeDoğru, dürüst, namuslu kimse.
ÇolpanTürkçeÇoban yıldızı, Zühre, Venüs.
DalTürkçeAğacın gövdesinden ayrılan kollardan her biri.
DanışTürkçeÖnemli bir konuda birkaç kişinin konuşması.
DeğerTürkçeYüksek nitelik.
DehaArapçaİnsan zekâsının ulaşabileceği en yüksek aşama.
DenizTürkçeYer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu, büyük su kütlesi.
DenizhanTürkçeEski Türklerde deniz Tanrısı.
DerenTürkçeDerleyen, toplayan.
DerinTürkçeÇok gelişmiş, çok ilerlemiş.
DermanFarsçaİlaç. Çare. Güç, kuvvet.
DeryaFarsçaDeniz. Çok bilgili, engin kimse.
DevinTürkçeHareket, kımıldanış.
DevletArapçaBüyük mutluluk.
DevranArapçaDünya, felek. Zaman.
DevrimTürkçeDünya görüşünde, felsefede, bilimde, sanatta veya toplumsal düzende birdenbire olan niteliksel değişme.
DikmenTürkçeKoni biçiminde sivri tepe.
DilerTürkçeİsteyen, dilekte bulunan, dileyen.
DilgeTürkçeGüzel konuşan, hoşsohbet kimse.
DilmenTürkçeDil bilen, güzel söz söyleyen.
DinçayTürkçeGücü ve sağlık durumu yerinde olan kimse.
DinçelTürkçeGücü ve sağlık durumu yerinde olan kimse.
DirlikTürkçeHuzur, erinç.
DoğaTürkçeVar olan her şeyin, canlı ve nesnelerin tümü.
DoğanayTürkçeDoğan, dünyaya gelen kimseAyın ilk günleri.
DoğuTürkçeGüneşin doğduğu yön, gündoğusu.
DolunTürkçebk. Tolun
DolunayTürkçeAyın bütün olarak ve parlak göründüğü dönemi.
DölenTürkçeSakin, huzurlu, rahat kimse.
DurduTürkçeUzun ömürlü olması, yaşaması istenen çocuklara verilen bir ad.
DuruTürkçeBulanık olmayan, temiz, berrak, saf.
DuyguTürkçeKimi nesne, olay ya da kişilerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim, his.
EceTürkçeBaşkan, ulu, ileri gelen.
EcehanTürkçeSaygın, özel kadın.
EcerTürkçeYeni, güzel, iyi.
EcmelArapçaÇok güzel.
EdizTürkçeUlu, yüce, değerli kimse.
EfdalArapçaÇok erdemli, çok faziletli.
ErbilTürkçe"Yürekli, cesur olarak kabullen" anlamında kullanılan bir ad.
ErdenTürkçeEl değmemiş, bakire.
ErdenayTürkçeAy kadar temiz.
ErdiTürkçeAmacına ulaşan, erişen.
ErelTürkçeEli güçlü olan.
EremTürkçeBir işe gönüllü, istekli olma.
ErenTürkçeOlağanüstü sezgileriyle birtakım gerçekleri gördüğüne inanılan kimse.
ErenayTürkçeDeneyimli, akıllı kimse.
ErendizTürkçeGezegenlerin en büyüğü ve güneşe yakınlık bakımından beşinisi, Jüpiter.
ErgülTürkçe + FarsçaYeni açan gül.
ErgülenTürkçeHep gülen, güler yüzlü kimse.
ErgülerTürkçeHep gülen, güler yüzlü kimse.
ErgünTürkçeYumuşak, uysal kimse.
ErimTürkçeBir şeyin erebileceği uzaklık.
ErinTürkçeErginleşmiş kimse.
ErinçTürkçeDirlik, rahat, huzur.
ErişTürkçe"Amacına ulaş, isteğin olsun" anlamında kullanılan bir ad.
ErkeTürkçeİş başarma gücü.
ErkinTürkçeHiçbir koşula bağlı olmayan, istediği gibi davranabilen, özgür.
ErtenTürkçeSabah güneşinin doğduğu zaman.
HayretArapçaŞaşkınlık, şaşma.
HeyecanArapçaDuygularda meydana gelen coşma, coşkunluk.
HicretArapçaBir ülkeden başka bir ülkeye göç etme.
HidayetArapçaHak yolunu, doğru yolu gösterme.
HikmetArapçaBilgelik. Neden, gizli neden.
HilâlîArapçaYeni ay biçiminde olan.
HilkatArapçaYaradılış, yaratılma.
HuzurArapçaBaş dinçliği, gönül rahatlığı, dirlik, erinç.
HüdaverFarsça + TürkçeTanrı'm! Bana uzun ömürlü bir çocuk ver" anlamında kullanılan bir ad.
HürayArapça + TürkçeHür-ay. Ay gibi özgür, ay kadar bağımsız.
HürcanArapça + FarsçaÖzgür, bağımsız kimse.
HürkanArapça + TürkçeÖzgürlüğü, bağımsızlığı seven, özgür soydan gelen.
HürmetArapçaSaygı.
HürriyetArapçaÖzgürlük, bağımsızlık, serbestlik.
HürselArapçaCoşkuda özgür olan.
IldırTürkçeParıltı, parlayış.
IldızTürkçeGündönümünden 10 gün önceki zaman.
IlgazTürkçeAtın dört nala koşması. Hücum, akın.
IlgımTürkçeSerap, belli belirsiz görünme.
IlgınTürkçeAkdeniz Bölgesinde yetişen bir ağaç veya ağaççık.
IlıcanTürkçe + FarsçaSıcakkanlı kimse.
IrmakTürkçeÇoğunlukla denize dökülen, genişliği ve taşıdığı su niceliği bakımından en büyük akarsu, nehir.
IşıkTürkçeAydınlık, ziya.
IşılarTürkçeParlayan, ışıldayan.
IşıltanTürkçeSabahın ilk aydınlığı.
IşıltıTürkçeParlaklık, aydınlık.
IşınTürkçeBir ışık kaynağından çıkarak her yöne yayılıp giden ışık demeti.
IşınsuTürkçeSu gibi parlak ve saf olan.
IşıtanTürkçeAydınlatan, ışık saçan.
İçliTürkçeKolay duygulanan, duygulu, hassas.
İçtenTürkçeYürekten, candan, samimi.
İffetArapçaTemizlik. Namus.
İhsanArapçaİyilik etme, iyilik.
İhyaArapçaDiriltme, canlandırma.,
İkbalArapçaBaht açıklığı.
İklimArapçaBir ülke veya bölgenin ortalama hava koşullarıyla beliren durumu.
İkramArapçaSaygı gösterme.
İlbilgeTürkçeÜlkenin en bilge kişisi.
İldenizTürkçeÜlkenin denizi.
İldeşTürkçeAynı ülkeden olanların her biri.
İlgiTürkçeİki şey arasındaki herhangi bir bağlılık, ilişki.
İlginTürkçebk. Elgin
İlgüTürkçeEngel.
İlgünTürkçeHalk, ulus, ahali.
İlkayTürkçeAyın hilal durumu, yeni ay.
İlkeTürkçeTemel düşünce, temel kanı.
İlkimTürkçeİlk doğan çocuklara verilen adlardan biri.
İlkinTürkçeİlk doğan çocuklara verilen adlardan biri.
İlkizTürkçeİkiz doğan çocuklarda ikinci doğanın adı.
İlsuTürkçeÜlkenin su gibi sar ve temiz insanı.
İlterTürkçeYurdu koruyan, gözeten, yurtsever kimse.
İmerTürkçeÇok zengin, varlıklı.
İmrenTürkçeGörülen bir şeyi veya benzerini edinme isteği.
İnalTürkçeKendisine inanılan, güvenilen kimse.
İnanTürkçeBir kimse veya şeyin doğruluğunu, büyüklüğünü ve gücünü sarsılmaz bir duygu ile benimseme, iman.
İnançTürkçeBir düşünceye gönülden bağlılık.
İnayetArapçaYardım, ihsan, iyilik, lütuf.
İnceTürkçeDüşünce, duygu veya davranış bakımından, sevgi ve saygı uyandıran, nazik.
İnkılâpArapçaBir durumdan başka bir duruma dönme, dönüşüm.
İrfanArapçaBilme, anlama.
İsmetArapçaMasumluk, günahsızlık, temizlik.
İstikbalArapçaGelecek zaman, gelecek.
İstiklâlArapçaBağımsızlık, özgürlük.
İyemTürkçeGüzellik.
İyimserTürkçeHer olayı umutla karşılayan ve her şeyin sonunu iyi gören.
İzemArapçaBüyüklük, ululuk.
İzgiTürkçebk. İzgü
KadamTürkçeDost, arkadaş.
KademArapçaUğur. Ayak.
KaderArapçaAlın yazısı, yazgı.
KâmranFarsçaİsteğine kavuşmuş olan, mutlu.
KâmuranFarsçabk. Kâmran
KaracaTürkçeGeyikgillerden, boynuzları küçük ve çatallı bir av hayvanı
KaragözTürkçeKara gözlü kimse.
KarelİbraniceAllah’ın kuzusu. Allah’a sunulan, sunak; adak.
KayanTürkçeAkarsu, sel.
KayanselTürkçe + ArapçaSel gibi taşan, coşan kimse.
KayraTürkçeBüyük bir kimseden gelen iyilik, ihsan.
KerametArapçaBağış.
KevkepArapçaYıldız.
KısmetArapçaAllah’ın herkese uygun gördüğü yaşama durumu, nasip, kader.
KıvançTürkçeÖvünç, iftihar.
KıvılcımTürkçeYanmakta olan bir maddeden sıçrayan küçük ateş parçası.
KibarArapçaDavranış, düşünce, duygu bakımından ince, nazik olan.
KoyaşTürkçeGüneş.
KöksalTürkçe"Kökünü derinlemesine sal, soyun genişlesin" anlamında kullanılan bir ad.
KösemenTürkçebk. Kösem
KudretArapçaGüç, kuvvet.
KutayTürkçeKutlu, uğurlu ay. İpek, ipekli kumaş.
MaralMoğolcabk. Meral
MelûlArapçaUsanmış, bıkmış. Hüzünlü, mahzun.
MengüTürkçeÖlümsüz, sonsuz, ebedîleştirilmiş.
MeralMoğolcaGeyik, ceylan.
MeriçTürkçeKuş iskeleti.
MerihArapçaAteş rengi.
MesutArapçaMutlu, sevinçli, bahtiyar.
MihriFarsçaGüneşle ilgili.
MihricanFarsça1.Sonbahar. 2.İranlılarda bir bayram.
MircanFarsçaGerçek dost olan değerli kimse.
MirhanFarsçaKadın hükümdar.
MorayTürkçeYüzü mor renkli olan.
MuammerArapçaÖmür süren, yaşayan, yaşamış.
MuhteremArapçaSaygıdeğer, saygın.
MuhteşemArapçaGösterişli, görkemli.
MukadderArapçaBeğenilen, değeri bilinmiş, takdir olunmuş.
MutahharArapçaTemizlenmiş, temiz. Kutlu, kutsal, mübarek.
MuteberArapçaHatırı sayılan, saygın. İnanılır, güvenilir.
MutluTürkçeMutluluğa ermiş olan, mesut.
MutluayTürkçeMutlu güzel.
MuvakkarArapçaAğırbaşlı, vakarlı.
MuzafferArapçaZafer kazanmış, üstün.
MüesserArapçaEtkilenmiş, kendisine bir şey tesir etmiş olan.
MüeyyetArapçaGüçlendirilmiş, sağlam. Yardım gören.
MüferrihArapçaFerahlık veren, iç açan.
MükerremArapçaSaygıdeğer, sayılan, aziz.
MürenTürkçeIrmak, nehir, akarsu.
MüşerrefArapçaŞereflendirilmiş, şerefli, onurlu.
NasipArapçaPay, hisse. Allah’ın kısmet ettiği şey.
NazikFarsçaSaygılı davranan. İnce yapılı, narin.
NecatArapçaKurtuluş, kurtulma.
NedretArapçaAzlık, seyreklik, az bulunma.
NefisArapçaHerkes tarafından beğenilen, çok güzel.
NemutluTürkçeİyi bir olay, mutlu bir durum karşısında söylenen bir söz.
NeşatArapçaSevinç, keyif, neşe, şenlik.
NevcivanFarsçaGenç, yeni yetişen.
NevresFarsçaYeni yetişen, genç, körpe.
NevruzFarsçaYeni gün.
NevzatFarsçaYeni doğmuş, yeni doğan çocuk.
NidaArapçaBağırma, seslenme.
NihayetArapçaSon, bitim, uç.
NilhanFarsça + TürkçeNil ve han.
NimetArapçaİyilik, bağış, lütuf.
NisanArapçaYılın dördüncü ayı.
NiyazFarsçaYalvarma, yakarma. İstek, arzu. Dua.
NurArapçaAydınlık, ışık, parıltı.
NuralArapça + Türkçe"Aydınlık, ışık al" anlamında kullanılan bir ad.
NurayArapça + TürkçeAyın parlaklığı, ay ışığı.
NurcanArapça + FarsçaNurlu, ışıklı, aydın kimse.
NurcihanArapça + FarsçaDünyayı aydınlatan nur, âlemin, dünyanın ışığı.
NurdağArapça + TürkçeAydınlığı dağlara vuran.
NurdalArapça + TürkçeAydınlık, parlak bir soydan gelen.
NurdanArapça + TürkçeIşıktan oluşmuş, nurlu, ışıklı, parlak.
NurdoğanArapça + TürkçeNurlu, parlak biri biçimde doğan.
NurelArapça + TürkçeNurlu, ışık saçan kimse.
NurhanArapça + TürkçeIşık saçan hükümdar.
NurkanArapça + TürkçeTemiz, aydınlık soydan gelen kimse.
NurkutArapça + TürkçeIşıklı, aydınlık, kutlu, uğurlu kimse.
NurolArapça + Türkçe"Aydınlık ol, ışık saç" anlamında kullanılan bir ad.
NurözArapça + TürkçeÖzü, içi aydınlık, nurlu olan.
NursalArapça + Türkçe"Işık saç, çevreni aydınlat" anlamında kullanılan bir ad.
NursanArapça + TürkçeAydınlık, temiz adı olan.
NurselArapçaIşık seli, aydınlık seli.
NurtaçArapçaNurlu, ışıklı taç giymiş olan.
NurtopArapça + TürkçeÇok güzel, ışıktan bir top kadar güzel olan.
NurverArapça + Türkçe"Işık, aydınlık ver" anlamında kullanılan bir ad.
NusretArapçaYardım. Allah’ın yardımı. Üstünlük, başarı.
NüvitFarsçaMüjde, iyi haber.
NüzhetArapçaEğlence, neşe. Ferahlık, sevinç.
OflazTürkçeİyi, güzel, eksiksiz, tam.
OguşTürkçeOymak. Hısım, akraba. Bereket.
OkşanTürkçeBenzeyen, andiran.
OkyanusYunancaAna karaları birbirinden ayıran büyük deniz.
OlcaMoğolcaGanimet. Kadın esir. Bolluk, bereket.
OlcayMoğolcaBaht, talih, şans. Bahtlı, talihli.
OlgunTürkçeBilgi, görgü ve hoşgörüsü gelişmiş kimse.
OluşTürkçeOluşma, meydana gelme, varlık kazanma.
OnatTürkçeİyi, güzel, düzgün.
OnayTürkçeUygun bulma, onaylama.
OnurTürkçeİnsanın kendine karşı duyduğu saygı.
OrmanTürkçeAğaçlarla örtülü geniş alan.
OskayTürkçeNeşeli, mutlu.
OytunTürkçeKutsal, mübarek.
ÖdülTürkçeBir başarı karşılığında verilen armağan, mükâfat.
ÖgeTürkçeÇok akıllı.
ÖgetTürkçeBeğenilen, aranılan, övülen.İyi, güzel.
ÖğünTürkçeZaman, vakit. Kez, defa. Önde, ileride olan.
ÖğüşTürkçeÇok, fazla.
ÖğütTürkçeBir kimseye yapması veya yapmaması gereken şeyler için söylenen söz.
ÖkeTürkçebk. Öge
ÖlmezTürkçeUzun ömürlü.
SaygıTürkçeDeğeri, üstünlüğü, yaşlılığı dolayısıyla bir kimseye karşı dikkatli özenli, ölçülü davranmaya neden olan sevgi duygusu.
SaygınTürkçeSaygı gören, sayılan, hatırlı.
SaygunTürkçebk. Saygın
SayılTürkçe"Saygı gör, sözün dinlensin değerin artsın anlamında kullanılan bir ad.
SayınTürkçeKendisine saygı gösterilen, seçkin, değerli.
SebatArapçaYerinde durma, kımıldamama.
SebilArapçaYol, büyük cadde.
SeçkinTürkçeBenzerleri arasında niteliklerinin yüksekliğiyle göze çarpan, üstün, seçilen.
SedaArapçaSes. Yankı.
SefaArapçaGönül rahatlığı, rahatlık, kaygısız ve sakin olma.
SeferArapçaYolculuk. Savaş.
SehaArapçaCömertlik, el açıklığı.
SelâmetArapçaEsenlik.
SelcenArapça + FarsçaHareketli, coşkulu kimse.
SelçukTürkçeGüzel konuşma yeteneği olan, uz dilli.
SelenTürkçeMüjde.Varlık, bolluk.
SelhanArapça + TürkçeSel gibi coşkun, taşkın hükümdar.
SelışıkArapça + TürkçeIşık seli, aydınlık.
SelviFarsçabk. Servi
SelvihanFarsça + TürkçeSelvi gibi uzun boylu olan hükümdar.
SemahatArapçaCömertlik, el açıklığı, iyilikseverlik.
SenaArapçaÖvme, övüş.Işık, şimşek parıltısı.
SercanFarsçaSevgili, sevilen.
SerenTürkçeSeren, yayan, döşeyen.
SerinTürkçeHafifçe soğuk. Hoşgörülü, sabırlı.
SermetArapçaSürekli ve sonsuz olma.
SertaçFarsça + ArapçaBaş tacı, çok sevilen, sayılan kimse.
SertapFarsçaİnatçı, direngen, asi.
ServetArapçaZenginlik, varlık.
ServiFarsçaAkdeniz bölgesinde çok yetişen, yapraklarını dökmeyen, ince, uzun bir ağaç.
SevanTürkçe"Severek hatırla" anlamında kullanılan bir ad.
SevayTürkçe"Güzel sev" anlamında kullanılan bir ad.
SevcanTürkçe + Farsça"Gönülden sev" anlamında kullanılan bir ad.
SevenTürkçeSevgi duyan, sevgi dolu kimse, tutkun, âşık.
SeverTürkçeSevgi duyar, seven.
SevgenTürkçeSeven, sevgi dolu olan.
SevgürTürkçeÇok seven.
SevinTürkçe"Sevinç duy, hep neşeli ve sevinçli ol" anlamında kullanılan bir ad.
SevinçTürkçeİstenilen şeye ulaşmaktan doğan büyük coşku, hoşnutluk duygusu.
SevkalTürkçe"Her zaman sev" anlamında kullanılan bir ad.
SevkanTürkçe"Sevmeye doy" anlamında kullanılan bir ad.
SeyhanArapçaIrmaklar.
SeylânArapçaAkma, akış.
SeyranArapçaGezme, bakıp seyretme.
SezalTürkçeSezgili kimse.
SezekTürkçeDuygulu, hassas, anlayışlı.
SezenTürkçeDuyan, hisseden, anlayan, sezgili.
SezerTürkçeDuygulu, hisli, anlayışlı.
SezgenTürkçeSezgili, hisseden, duyan.
SezgiTürkçeSezme, anlama yeteneği, seziş.
SezginTürkçeSezme yeteneği olan, duygulu, anlayışlı.
SezginayTürkçeSezme yeteneği olan, duygulu, anlayışlı.
SezinTürkçeSezme, duyma, anlama.
SılaArapçaDoğup büyüdüğü yere gidip ayrı kaldığı yakınlarına kavuşma.
SiretArapçaBir kimsenin ahlakı, karakteri, kişiliği, davranışı.
SomayTürkçeAy gibi kusursuz, eksiksiz olan güzel.
SonatFransızcaBir veya iki çalgı için yazılmış, üç veya dört bölümden oluşan müzik yapıtı.
SonayTürkçeSon çocuk.
SonsuzTürkçeSonu olmayan, sürecek olan, ebedî.
SonuçTürkçeBir olayın oluşturduğu başka bir olay veya durum.
SoyhanTürkçeHan soyundan gelen kimse.
SoykanTürkçeAsil, soylu kimse.
SönmezTürkçeParlaklığını, ışığını hiç yitirmez, her zaman canlı.
SönmezayTürkçeParlaklığını, ışığını hiç yitirmez, her zaman canlı olan kimse.
SözenTürkçeGüzel konuşan, söylev veren, hatip.
SuTürkçeCanlıların yaşamında önemli bir yeri olan, rengi, tadı, kokusu olmayan sıvı.
SuatArapçaMutlu.
SuayTürkçeSu gibi saf ve temiz kimse.
SultanArapçaPadişah, hükümdar.
SumerSümercebk. Sümer
SunArapçaYapma, yapış.
SunarTürkçe"Saygılı bir biçimde verir, takdim eder" anlamında kullanılan bir ad.
SunayArapça + TürkçeAy gibi parlak olan, parıltı veren.
SunguTürkçeArmağan, bağış, ihsan.
SümerSümerceIV. bin yılın ikinci yarısında, aşağı Mezopotamya’da yaşamış olan bir kavim.
SüreyyaArapçaÜlker yıldızı.
ŞadanFarsçaSevinçli, keyifli, hoşnut.
ŞadımanFarsçaSevinçli, neşeli.
ŞafakArapçaGüneş doğmadan az önce beliren aydınlık.
ŞahametArapçabk. Şehamet
ŞakarTürkçeŞen, neşeli, şakrak. Yiğit, cesur.
ŞanArapçaÜn, nam, şöhret.
ŞanalArapça + Türkçe"Adın duyulsun, ünlü, şanlı bir insan olanlamında kullanılan bir ad.
ŞansalArapça + Türkçe"İyi niteliklerinle ün kazan, şanın yayılsın" anlamında kullanılan bir ad.
ŞayanFarsçaYakışır, yaraşır, uygun.
ŞayesteFarsçaYakışır, yaraşır, uygun.
ŞaylanTürkçeÇok övünen, gururlu kimse. Sevinçli, neşeli.
ŞefaatArapçaBirinin suçunun bağışlanması veya dileğinin yerine getirilmesi için o kimseyle Tanrı arasında peygamberin yaptığı aracılık.
ŞefkatArapçaSevecenlik, acıma ve sevgi duygusu.
ŞenTürkçeNeşeli, sevinçli.
ŞenayTürkçeCanlı, neşeli kimse.
ŞencanTürkçe + FarsçaCanlı, neşeli, hareketli yapısı olan kimse.
ŞendoğanTürkçeSevinçli, neşeli olarak dünyaya gelen.
ŞengeldiTürkçe"Güler yüzle, sevinçle geldi" anlamında kullanılan bir ad.
ŞengilTürkçeİyi yürekli, hoşsohbet kimse.
ŞengülTürkçe + FarsçaGüler yüzlü, hoşsohbet kimse.
ŞengünTürkçeNeşe ve mutluluk dolu gün.
ŞenizTürkçeMutlu, sevinçli bir iz bırakan kimse.
ŞenkalTürkçe"Her zaman neşeli kal" anlamında kullanılan bir ad.
ŞenolTürkçe"Her zaman neşeli mutlu ol" anlamında kullanılan bir ad.
ŞerefArapçaBüyüklük, ululuk, üstünlük.
ŞeydaFarsçaSevda nedeniyle aklını yitirmiş, çılgın.
ŞölenMoğolcaBir olayı kutlamak veya eğlenmek amacıyla yapılan yemekli toplantı.
ŞükranArapçaİyilik bilme, gönül borcu, minnettarlık.
TaçArapçaSoyluluk, iktidar, güç veya hükümdarlık sembolü olarak başa giyilen, değerli taşlarla süslü başlık.
TaflanTürkçeGülgillerden, kışın yaprağını dökmeyen bir bitki.
TalâtArapçaYüz, surat, çehre. Güzellik.
TamayArapça + TürkçeAyın bütün durumu, dolunay.
TanTürkçeGüneş doğmadan önceki alaca karanlık, şafak vakti.
TanalTürkçeŞafak gibi aydınlık insan.
TanayTürkçeŞafak gibi aydınlık insan.
TanaydınTürkçeŞafak gibi aydınlık insan.
TanerTürkçeŞafak vakti gibi aydınlık, güçlü kimse.
TangörTürkçe"Şafak vaktinin parlaklığını gör" anlamında kullanılan bir ad.
TangünTürkçeŞafakla başlayan aydınlık gün.
TanjuTürkçeTürk hükümdarlarına Çinliler tarafından verilen san.
TankutTürkçeŞafak vakti gibi parlak, mutlu kimse.
TanselTürkçe + ArapçaŞafak seli, ışık seli.
TanserTürkçe"Şafak vakti gibi aydınlık saç" anlamında kullanılan bir ad.
TansevTürkçe"Tan vakti gibi olan parlaklığı ve güzelliği sev" anlamında kullanılan bir ad.
TansuTürkçeŞafağın aydınlattığı su gibi parlak ve temiz olan.
TanyelTürkçebk. Tanyeli
TanyeliTürkçeŞafak vakti esen rüzgâr.
TanyerTürkçebk. Tanyeri
TanyeriTürkçeGüneş doğmak üzereyken ufukta hafifçe aydınlanan yer.
TanyıldızTürkçeÇoban yıldızı.
TanyolTürkçebk. Tanyolu
TanyoluTürkçeAydınlık yol.
TanyuTürkçebk. Tanju
TanyüzTürkçeYüzü şafak gibi aydınlık ve parlak olan.
TanzerTürkçe + FarsçaSarı altın renginde tan yeri.
TarımTürkçeGöllere, kumluklara dökülen çay kolları.
TaşanTürkçeCoşkulu, taşkın kimse.
TatuTürkçeBarış, sulh.
TaylanTürkçeİnce, kibar, güzel, uzun ve düzgün boylu.
TecelliArapçaGörünme, belirme.
TecerTürkçeBecerikli.
TeksenTürkçe"Sen teksin, eşsizsin" anlamında kullanılan bir ad.
TelekTürkçeArmağan.
TelliTürkçeNazlı, alıngan, çabuk küsen kimse.
TemizTürkçeKirli olmayan, pak.
TendüMoğolcaYiğit, cesur.
TercanTürkçe + FarsçaGenç, taze, delikanlı. Kırmızı buğday.
TerimTürkçeİnce, kibar.
TezayFarsça + TürkçeHızlı, çabuk kimse.
TezcanFarsçaTelaşlı, heyecanlı, beklemeye dayanamayan, sabırsız.
TezelFarsça + TürkçeÇabuk iş gören, becerikli.
TezerFarsça + TürkçeÇabuk, hızlı, çevik kimse.
TezkanFarsça + TürkçeKanı kaynayan, heyecanlı kimse.
TitizTürkçeÇok dikkat ve özenle davranan veya böyle davranılmasını isteyen memnun edilmesi güç kimse.
TolaTürkçeDolu, boş olmayan.
TolgunayTürkçeDolunay.
TopayTürkçeDolunay.
ToprakTürkçeYer kabuğunun canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü.
TöreTürkçeEğitim, görgü, gelenek.
TuğyanArapçaCoşma, taşma, coşkunluk.
TuhfeArapçaArmağan, hediye. Hoşa giden, güzel şey.
TulûArapçaDoğma, doğuş.
TunaTürkçeÇok, bol. Yavru. Görkemli, gösterişli.
TunahanTürkçeGörkemli, gösterişli hükümdar.
TuncaTürkçeBalkan yarımadasında Meriç ırmağının kolu.
TuncayTürkçeTunç renginde ay.
TuraçTürkçeKeklik cinsinden eti yenir bir av kuşu.
TutkunTürkçeGönül vermiş.
TuvanaFarsçaGüçlü, kuvvetli.
TümayTürkçeDolunay.
TümcanTürkçe + FarsçaGerçekten dost olan kimse.
TünayTürkçeGece ve ay.
TünaydınTürkçeAkşamları söylenen iyi dilek ve selâmlama sözü.
TürkayTürkçeAy gibi parlak, aydınlık Türk.
TürkerTürkçeYiğit Türk.
TürkizTürkçeArkasında Türk gibi onurlu iz bırakan.
TürkmenTürkçeTürk’e benzer, Türk’e benzeyen.
TürkselTürkçe + ArapçaCoşkulu Türk.
TüzeTürkçeAdalet, hukuk.
TüzelTürkçeTüzeye uygun, hukuksal.
TüzünTürkçeYumuşak huylu, sakin, soylu, asil kimse.
TüzünerTürkçeSoylu kimse.
TüzünkanTürkçeSoylu, asil kandan gelen.
TüzüntürkTürkçeSoylu, asil Türk.
UçkunTürkçeKıvılcım.
UçmakTürkçeCennet. Yar, uçurum.
UçurTürkçeVakit, an, Fırsat. Mevsim.
UfukArapçaDüz arazide veya açık denizde gökle yerin birleşir gibi göründüğü yer.
UfukayArapçaUfuk ve ay.
UğanTürkçebk. Ogan
UğurTürkçeBazı olaylarda görülen ve insana iyilik getirdiğine inanılan belirti veya bazı nesnelerde var olduğuna inanılan iyilik kaynağı.
UğurayTürkçeUğurlu kimse.
UğurcanTürkçe + FarsçaUğurlu, hayırlı kimse.
UğurluTürkçeUğurlu olan, iyilik getirdiğine inanılan; kutlu, kutsal.
UğursalTürkçe"Uğur dağıt, uğur sal" anlamında kullanılan bir ad.
UğurselTürkçe + ArapçaUğuru çok olan kimse.
UğursoyTürkçeUğurlu soydan gelen kimse.
UğurtanTürkçeTan vakti gibi uğurlu olan.
UğuşTürkçebk. Ukuş
UlcayMoğolcabk. Olcay
UlunTürkçeBüyük, ulu. Temrensiz ok. Buğday, arpa kökü.
UlunayTürkçeDeğerli, saygın, erdemli kimse.
UmarTürkçeÇare, çıkar yol.
UmmanArapçaUlu, büyük, engin deniz, okyanus.
UmranArapçabk. Ümran
UmutTürkçeUmmaktan doğan güven duygusu, ümit.
UmutluTürkçeUmudu olan, umut besleyen.
UsluTürkçeAkıllı, zeki, uysal, sakin kimse.
UtkuTürkçeÜstünlük, zafer.
UygurTürkçeUygar, medeni.
UysalTürkçeYumuşak başlı, uyumlu, boyun eğen. Terbiyeli.
UzayTürkçeBütün varlıkların içinde bulunduğu sonsuz boşluk.
ÜçelTürkçeÜç el.
ÜçışıkTürkçeÜç ışık.
ÜgeTürkçeŞöhretli, tanınmış, ünlü.
ÜlfetArapçaAlışma, kaynaşma.
ÜlgenTürkçe1.Yüce, yüksek, ulu.
ÜlgerTürkçeŞeftali, kumaş vb.ndeki ince tüy. Vecize.
ÜlkerTürkçeBoğa burcunda yedi yıldızdan oluşan takım.
ÜlküdeşTürkçeAynı ülküye bağlı olanlardan her biri.
ÜmitFarsçaUmut.
ÜmranArapçaBayındırlık, mamurluk.
ÜnalTürkçe"Adın duyulsun, tanın, ün kazan" anlamında kullanılan bir ad.
ÜnayTürkçeAy gibi tanınmış, ünü parlak, şöhretli.
ÜnlüTürkçeTanınmış, adı duyulmuş, şöhretli, şanlı.
ÜnsaçTürkçe"Adın duyulsun, ünlen" anlamında kullanılan bir ad.
ÜnsalTürkçe"Adın duyulsun, ünlen" anlamında kullanılan bir ad.
ÜnsevTürkçe"Ünlü olmayı sev" anlamında kullanılan bir ad.
ÜnsevenTürkçeÜnlü olmayı, tanınmayı seven kimse.
ÜnseverTürkçeÜnlü olmayı, tanınmayı seven kimse.
ÜnübolTürkçeÜnü yayılmış olan, çok tanınan kimse.
ÜnverTürkçe"Ünlen, tanınmış bir insan ol" anlamında kullanılan bir ad.
ÜrünTürkçeDoğadan elde edilen, üretilen yararlı şey.
VâlâFarsçaŞanı yüce, şanlı.
VarlıkTürkçeZenginlik, para, mal mülk.
VefaArapçaSözünde durma, dostluğu sürdürme.
VesametArapçaGüzellik, güzel olma, güzel yüzlü olma.
VicdanArapçaKişiyi kendi davranışları hakkında bir yargıda bulunmaya iten, kişinin kendi ahlak değerleri üzerine dolaysız ve kendiliğinden yargılama yapmasını sağlayan güç.
YadaTürkçeBüyü,sihir, afsun.
YadigârFarsçaHatıra, bir kimseyi veya bir olayı anımsatan şey veya kimse.
YağanTürkçeYağmur, kar
YağmurTürkçeHavadaki su buğusu-nun yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumunda olanı.
YahşiTürkçeİyi, güzel, çok güzel.
YakutArapçaPembe veya kırmızı renkte değerli bir süs taşı.
YalavTürkçeAlev, ateş.
YalazanTürkçeŞimşek.
YalazayTürkçeAlev gibi parlak olan.
YalçukTürkçeParlak, parlayan. Elçi.
YalınTürkçeGösterişsiz, süssüz, sade.
YalınayTürkçeGösterişsiz, sade kimse.
YaltırakTürkçeIşık, parıltı. Kuyruklu yıldız.
YaltırayTürkçeAy gibi parlak olan.
YankıTürkçeSesin bir yere çarpıp geri dönmesiyle duyulan ikinci ses, ses yansıması.
YaraşıkTürkçeYakışır, uygun, layık.
YarkınTürkçeŞimşek, ışıkIşıklı.
YaşamTürkçeDoğumdan ölüme kadar geçen süre, hayat.
YaşanurTürkçe + Arapça"Aydınlık ve huzur içinde yaşamını sürdür" anlamında kullanılan bir ad.
YaşarTürkçeDoğan çocuğun uzun ömürlü olması dileğiyle konulan bir ad.
YaşıkTürkçeIşık, parıltı, parlaklık.
YaşınTürkçeIşık, parlaklık. Şimşek. Gizli.
YaylaTürkçeDeniz yüzeyinden yüksek, yaz mevsiminde oturulan serin ve yüksek yerler.
YektaFarsçaTek, eşsiz, benzersiz.
YenerTürkçeÜstün gelen, kazanan.
YeşilTürkçeSan ile mavinin karışımından oluşan, çoğu bitki yapraklarında görülen renk.
YeşneTürkçeŞimşek, yıldırım.
YeterTürkçeSonuncu olması istenen çocuklara verilen bir ad.
YetkinTürkçeGerekli olgunluğa erişmiş, olgun, ergin.
YıldızhanTürkçeTalihi güzel olan hükümdar.
YıparTürkçeMisk, güzel koku.
YosunTürkçeÇoğu sularda yetişen, ilkel yapıdaki bitkilerin genel adı.
YönalTürkçe"Bir tarafa git" anlamında kullanılan bir ad.
YurdakulTürkçeYurdu için canını veren kimse.
YurdanurTürkçe + ArapçaYurdun ışığı olan kimse.
YurdaşenTürkçeYurdu şenlendiren kimse.
YurdusevTürkçe"Yurdunu sev" anlamında kullanılan bir ad.
YurtTürkçeOturulan yer, ev. Ülke, vatan memleket.
YurtsanTürkçeÜlkenin en tanınmış kimsesi.
YurtsevTürkçe"Ülkeni sev" anlamında kullanılan bir ad.
YurtsevenTürkçeÜlkesini seven kimse.
YurtseverTürkçeÜlkesini seven kimse.
YüceTürkçeYüksek, büyük, ulu.
YücelTürkçe"Yüksel, yüce bir duruma gel, başarı kazan, ilerle" anlamında kullanılan br ad.
YücelenTürkçeYükselen, yüce bir duruma gelen.
YükselTürkçe"Yükseklere çık, yücel, başarı kazan, ilerle" anlamında kullanılan bir ad.
ZaferArapçaAmaca ulaşma, başarma.
ZarifArapçaGüzel, şık, ince,kibar tavırlı.
ZerenTürkçeAnlayışlı, kavrayışlı, zeki.
ZişanArapçaCanlı. Onurlu, şerefli. Bir tür lale.
ZiverFarsçaSüs, bezek.